Gecenin karanlığı yeryüzünden elini çekmemiş henüz, gece dört suları. Gözlerimi arkadaşımın omzuma dokunmasıyla açıyorum. Hemen hazırlanıp çıkıyoruz. Benim gözler hala açılmamış doğru düzgün.
Aksaya doğru yürümeye başlıyoruz. Kaldığımız yer Mescid-i Aksa’ya çok yakın. Bir kaç dakika içinde yürüyerek ulaşıyoruz.
Kudüs sokaklarından Aksaya beraber yürüyelim o halde..
Namaz için avludan Kıble mescidine geçiyoruz. Sabah namazı kılınıyor.
Camiilerimizde cemaatin azlığından yakınırız çoğu zaman. Aksa camiinde de çok farklı değil durum. Camii neredeyse bomboş..
Namazdan sonra camiinin girişindeki avluda kahvaltı için hazırlıklar başlıyor.


Cuma sabahları namazdan sonra burada cami cemaati ile beraber kahvaltı yapılıyor. Burada, konuştuğu dil, yaşadığı memleket, içinde bulunduğu toplum birbirlerinden farklı olan bir sürü insan, yan yana oturup birlikte kahvaltı yapma imkanı elde ediyor.
Kahvaltı için hazırlıklar sürerken biz de biraz Aksa avlusunda dolaşmaya çıkıyoruz.
günün ilk ışıkları Mescidi Aksayı aydınlatırken güzel manzaralar ortaya çıkıyor haliyle..



Ardından kahvaltıya geçip kahvaltımızı yapıyoruz.
Yüzler gülüyor.
Peygamberin (s.a.s) Miraca yükseldiği ve Kabe’den önce müslümanların kıble olarak kendisine yöneldiği mekanda, Mescidi Aksadayım.
İlk Cuma’m.
İlk sabah namazım.
İlk kahvaltım.
Mutluyum..
